Fikri Haklar Bülteni - 2

 
     
 

Fikri Haklar ile İlgili Uluslararası Sözleşmeler ve Örgütler

 
     
 

DÜNYA FİKRİ HAKLAR ÖRGÜTÜ (WIPO)

Dünya Fikri Haklar Örgütü olarak ifade edilen WIPO, 1967 yılında Stockholm'de imzalanan bir sözleşme ile kurulmuş olup, asıl geçmişi 1883 Paris Sözleşmesi ile 1886 Bern Sözleşmesi'ne dayanmaktadır.

Örgütün amaçları :
- Ülkeler ve diğer uluslararası örgütlerle işbirliği yaparak fikri hakların korunmasını sağlamak,
- Fikri haklarla ilgili "Birlik"ler (Paris ve Bern gibi) arasında idari işbirliğini sağlamak, olarak ifade edilebilir.
- Uluslararası sözleşmelerin ve anlaşmaların düzenlenmesi,
- Ulusal düzenlemelerin çağdaş hale getirilmesi,
- Gelişmekte olan ülkelere bu konuyla ilgili teknik yardım sağlanması,
- Konuyla ilgili bilgi derlenmesi ve bunun dağıtılması
- Buluşlar, markalar ve endüstriyel tasarımlar gibi sınai hakların değişik ülkelerde korunması amacıyla talep halinde gerekli hizmetin ve desteğin sağlanması
Dünya Fikri Haklar Örgütü'nün görevleri olarak sayılabilir.
Türkiye'nin de üye olduğu WIPO'nun, 1 Ocak 1998 tarihi itibariyle 171 üyesi bulunmaktadır.

Sınai Hakların Korunmasına İlişkin Paris Sözleşmesi
1883 yılında imzalanan Paris Sözleşmesi 1900, 1911, 1925, 1934, 1958, 1967, 1979 yıllarında değiştirilmiştir. Sözleşmeye 149 ülke üyedir.
Buluşlar (patent ve faydalı model belgeleri), ticaret ve hizmet markaları, endüstriyel tasarımlar, ticaret unvanları, coğrafi işaretler sözleşmede özel olarak düzenlenmiştir. Sözleşmeye üye ülkeler bir "Birlik" oluşturmaktadır. Sözleşme'nin tüm sınai haklar açısından "Ulusal İşlem" ve "Rüçhan Hakkı İlkesi" olmak üzeri iki önemli temel ilkesi bulunmaktadır.
Ulusal İşlem İlkesi:
Her üye ülke, "Paris Birliği"ne dahil diğer ülke vatandaşlarına, kendi vatandaşlarına sağladığı sınai hak korumasının aynısını sağlamak zorundadır. Paris Sözleşmesine üye olmayan ülke vatandaşları ise, üye ülkelerden birinde ikamet etmekte ya da bu ülkelerden birinde ciddi/gerçek ya da fiili bir işletmesi/faaliyeti olması halinde bu haklardan yararlanabileceklerdir.
Rüçhan Hakkı İlkesi:
Buluşlar, markalar ve endüstriyel tasarımlar açısından geçerli olan bu ilke gereğince; herhangi bir üye ülkede yukarıdaki konulardan biri için başvuru yapan kişi, patentler ve faydalı modeller başvurularında oniki ay, markalar ve endüstriyel tasarımlarda altı ay için rüçhan hakkı kazanmaktadır. Bu süreler içinde rüçhan hakkının kullanılması halinde, ilk başvuru ile diğer üye ülkelerde yapılan ikinci başvuru tarihleri arasında, üçüncü kişiler tarafından yapılacak başvurular hükümsüz sayılır. Bu ilke, anılan süreler içinde üçüncü kişiler tarafından yapılan başvuruların, değerlendirme açısından rüçhan hakkı sahibinin önüne geçmesine engel olmaktadır. Altı ve on iki aylık bu süreler içinde hak sahibine, koruma isteyeceği uygun ülkelerde güvenli bir biçimde başvuru yapma olanağı getirilmiş olmaktadır. Bu ilke ile, korumanın diğer üye ülkelere genişletilmesi olanağı da sağlanmaktadır.

TRIPS İLE İLGİLİ TEMEL İLKELER

Uluslararası Sözleşme Gereklerini Yerine Getirme Yükümlülüğü
Bu ilke ile sınai haklar açısından Paris Sözleşmesi'nin 1-12 ve 19 uncu maddelerinin gereklerinin tüm taraf ülkelerce yerine getirilmesi gereğine özellikle değinilmiştir.
Ulusal İşlem ve En Çok Kayrılan Ülke Kuralı
Ulusal İşlem Paris Sözleşmesi'nin temel ilkelerinden biri olup; üye ülkelere, diğer üye ülke vatandaşlarına da kendi vatandaşlarına sağladığı korumayı sağlama yükümlülüğü getirmektedir.
En Çok Kayrılan Ülke kuralı ise, GATT'ın temel ilkelerinden biri olup, bazı istisnalarla (Madde 4/a,b,c,d) fikri haklara da uygulanır hale getirilmiştir. Bu kural gereğince, diğer ülke vatandaşlarına fikri haklar konusunda tanınan tüm avantajlar, otomatik olarak GATT - TRIPS metnine taraf olan ülkelere de tanınacaktır.
Rekabetin Korunması İlkesi
Fikri Haklar, sahibine verdiği münhasır yetkiler nedeniyle rekabet düzeni üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Bu nedenle TRIPS; rekabeti sınırlandırıcı uygulamaların ticaret, teknoloji transferi gibi konularda yaratacağı olumsuz sonuçları gidermek için taraf ülkelere, mevzuatında özel düzenlemeler yapmaları, fikri haklarla ilgili uygulamalara bu gerekçe ile bazı sınırlandırmalar getirmeleri imkanı vermektedir. (Madde 40)
Hakların Tüketilmesi İlkesi
Hak sahibi ya da lisans verdiği kişiler aracılığı ile sınai hak konusu ürünleri piyasaya sürenlerin, daha sonra bu ürünlerle sınırlı olmak üzere, üçüncü kişilere karşı fikri haklarını ileri süremeyeceğini ifade eder. Bu ilkeden TRIPS metninde de söz edilmektedir. (Madde 6) İlkenin, özellikle, paralel ithalatı durdurma ve münhasır yetki veren lisans sözleşmeleri açısından büyük önemi bulunmaktadır.
Tecavüzlere Karşı Hakların Korunması İle İlgili İlkeler
TRIPS metninin 41 inci ilâ 61 inci maddelerinde düzenlenen bu temel ilkeler aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
- Taraf ülkeler, fikri haklar konusunda, tecavüzler açısından etkili, süratli ve önleyici yaptırımlar getirecek ve bunların uygulanması sırasında uygulamanın ticarete engel oluşturamayacak şekilde olmasını sağlayacaklardır.
- Adli ve idari işlemler sırasında adil ve hakkaniyete uygun bir usulün uygulanması, nihai kararlarda ayırıcı dava konusu malların ve bunların üretiminde kullanılan araç ve gerece el konulmasına ya da yok edilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
- Taklit ürünler açısından, hak sahibinin yazılı başvurusu ile Gümrük İdarelerinde geçici olarak el koyma bir diğer imkan olarak sağlanmıştır.
- Markalar konusunda bilerek yapılan tecavüzler açısından ceza hukukunun gerektirdiği önleyici nitelikteki hapis ya da para cezasının kesin olarak uygulanması önerilmiştir. Diğer sınai hak türleri açısından ceza yaptırımları uygulanması, taraf ülkenin tercihine bırakılmıştır. El koyma ve yok etme üzerinde özellikle durulmuştur.
Diğer İlkeler
Taraf ülkeler;
- Fikri hakların kötüye kullanılmasını,
- Ticareti makul sınırlar dışında sınırlandıran uygulamaları,
- Uluslararası teknoloji transferini olumsuz etkileyecek uygulamaları,
engellemek yükümlülüğü altında olup, bu konu ile ilgili önlemleri almak zorundadır.
Geçiş Hükümleri
Anlaşma, gelişmiş ülkelere, yürürlüğe girmesinden itibaren, gelişmişlik düzeyine göre bir ilâ beş yıllık bir geçiş süresi tanımıştır. Türkiye'nin TRIPS uygulamasında gelişmekte olan ülkeler içinde yer aldığından yürürlük tarihinden itibaren devletler hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından beş yıl gibi çok kısa bir süresi olacaktır. Bu nedenle metnin öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

GATT - TRIPS METNİ

(Tarifeler ve Ticaret Konusunda Genel Anlaşma'nın Fikri Haklar Konusunda Hazırlanan Metni)
Ticarette tarife dışı engelleri ve ayırımcılığı kesin olarak yasaklayan Anlaşma, taraflar arasındaki ticari ilişkilere ve aralarında çıkan uyuşmazlıkların çözüm şekline hukuki bir çerçeve oluşturmaktadır.
Uluslararası ticaretin taşıdığı dinamizm ve sürekli gelişme, GATT'a taraf ülkeleri gelişmeler doğrultusunda müzakereler yapmaya itmiştir. "Rounds" olarak ifade edilen bu müzakerelerde alınan kararlardan bazıları Anlaşmada hukuki değişiklikler yapmıştır.
Uruguay'da gerçekleştirilen son müzakerede hizmet sektörünün yanısıra fikri haklar da konu kapsamına alınmıştır. Fikri haklar ticaret ile olan bağlantıları nedeniyle ele alındığından ortaya çıkan metne "Ticaret Bağlantılı Fikri Haklar" (Trade Related Aspect of Intellectual Property = TRIPS) adı verilmiştir. Ayrıca uyuşmazlıkların çözümü açısından özel bir organ ve usul önerilmiştir.
Fikri haklarla ilgili sorunlara, Birleşmiş Milletler'in uzmanlaşmış bir örgütü olan WIPO yerine GATT aracılığı ile çözüm aranmasının değişik nedenleri bulunmaktadır. WIPO'nun daha çok Anlaşmaların idari işlemleri ile ilgilenmesi ve bu nedenle beklentilerin tümünü karşılayamaması önemli bir neden olarak görülmüştür. İkinci neden Birleşmiş Milletler Sistemi ile ilgili olup müzakerelerin grup-koordinasyonu ve oylama ile yürütülmesinden kaynaklanmaktadır. Bunun sonucunda, WIPO üyesi ülkeler sorunlara pratik çözümlerden çok akademik çözüm arayışlarına yönelmektedir. WIPO Anlaşmaları'na uyma yükümlülüğünü sağlamak açısından etkili bir mekanizmanın yokluğu bir diğer neden olarak gösterilebilir. TRIPS metni bu yetersizlikleri karşılama gerekçesiyle hazırlanmıştır.

Derleyen : M. Kaan DERİCİOĞLU,
TÜSİAD Fikri Haklar Çalışma Grubu Üyesi

Kaynak : DPT Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Fikri ve Sınai Haklar Özel İhtisas KomisyonuRaporu, Ankara 1994.

 
     
 


 
 

| İçindekiler | Önceki | Sonraki |

 
     
 

TÜSİAD BÜLTEN: Kasım 1998