| |
Bir ülkede teknoloji
üretimi sağlamanın iki yolunun özgün teknoloji üretmek
ve yabancı teknoloji transferi sağlamak olduğu vurgulanır. Yine aynı
derecede vurgulanan diğer bir husus ise etkin bir patent sisteminin gerek
özgün gerekse transfer yoluyla teknoloji üretimine sağladığı
katkıdır. Etkin bir patent sisteminin o ülkedeki teknolojik gelişmeye
ve ekonomiye;
- yeni teknolojilerin üretilmesi için motive edici bir unsur olarak,
- yeni teknolojilerin sanayiye uygulanması için ortam yaratarak,
- teknolojik planlama ve strateji saptamasına veri yaratarak,
- teknoloji transferi için bilgi ve doküman oluşturarak,
- yabancı yatırımları teşvik edici bir unsur olarak
önemli avantajlar sağladığı bilinen gerçeklerdir.
Patent sisteminin getirebileceği
avantajlara en güzel örnek Japonya gösterilebilir. Teknolojik gelişmelerde
harikalar yaratan Japonya'nın patent konusuna verdiği önem ve bu konudaki
çalışmaları, mucize diye adlandırılan teknolojik gelişmesinin
temel nedeni olarak gösterilmektedir. Savaş sonrası çöküntü
içine giren Japonya, patent sisteminin avantajlarından üç aşamalı
bir şekilde yararlanmıştır. Birinci aşamada patent sistemi yardımı
ile yabancı teknolojilerin Japonya'da patent almasına ve patentli teknolojilerin
lisans ile ülkeye taşınmasına olanak tanımış; ikinci aşamada
transfer edilen teknolojilerin özümsenmesi ve geliştirilmesi sağlanmış,
üçüncü aşamada ise özgün teknolojilerin üretilmesini
sağlanmıştır. Planlı şekilde hareket edilen her üç
aşamada da patent sisteminin olanakları en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmiştir.
Bu aşamalar sayesinde Japonya'da ulaşılan nokta 90'lı yıllarda yılda
400 bin civarındaki patent başvuru sayısıdır. Bu rakamın ne anlam ifade ettiğini
anlayabilmek için aynı yıllarda ABD'deki patent başvurularının 200 bin,
İngiltere'de 80 bin, Yunanistan'da 40 bin, Türkiye'de ise 1200 civarında olduğunu
belirtelim.

Son yirmi yılda cam konusunda alınan patent sayıları
Patent başvuru sayısının
ülkemizdeki yetersizliği yıllardan beri bilinen ve tartışılan bir
gerçektir. Son yıllarda patent yasasındaki değişiklikler oransal
olarak önemli bir artış sağlamış olsa bile adet olarak çok
gerilerde bulunduğumuzu söylemek yanlış olmaz. Türkiye'de
alınan patentleri mercek altına tuttuğumuzda gördüümüz
madalyonun diğer yüzü ayrı bir tartışma konusu olsa gerek.
1981 yılında 500 civarında olan patent başvuruları 97'lerde 1800'lere ulaşmış
durumdadır. Yıl bazında bir artış kaydedilmiş ancak, burada lokomotif
görevini yabancı patentler oluşturmuştur. Yerli patent oranına baktığımızda
özgün teknoloji üretebilme açısından durumumuzun iç
açıcı olduğunu söylemek çok zor olsa gerek.
Cam konusunda alınan
patentler de genelden çok farklı değildir. Bu konuda son yılı taradığımızda
yerli patent oranının %3 olduğunu görüyoruz. Aynı yıl aralığında
cam konusunda en çok patent alan şirket ise %30 oran ile Saint Gobain.
Cam sanayiinin olgun
bir teknoloji olması bu konuda alınan patentlere de yansımıştır. Diğer
bir bakış açısı ile ülkemizde camın yüksek teknoloji uygulamaları
pek bulunmadığından, bu konuda çalışan şirketler ilgili
alanlarda Türkiye'de koruma alma gereğini duymamışlar da diyebiliriz.
Yine cam konusunda son yirmi yıla baktığımızda en fazla patentin %36 ile kaplama
alanında olduğunu görüyoruz. Üretim teknolojisi yukarıda anılan
olgun teknoloji nedeni ile %4'lük bir yer işgal etmektedir. Cam kaplama
alanında alınan patentleri incelediğimizde %60'nın kaplanmış cam ürünler
ve kaplama malzemelerinden oluştuğunu görmekteyiz. Geri kalan %40'ı
ise kaplama teknolojisi alanında alınan patentler oluşturmaktadır.

Türkiye'de son yirmi yılda alınan patent
karakteri
Cam ürünlerine
özellikle de düzcama katma değer sağlayarak ürün
çeşitliliği açısından oldukça fazla avantajlar
sağlayan kaplama işlemi birçok firmanın yoğun ar-ge faaliyeti
içinde oldukları bir alandır. Güneş kontrollu low-e camlar, çok
amaçlı kaplamalar, yansıtmayı önleyici kaplamalar, güneş pilleri,
ıslanmayan (hidrofobik) camlar ve dekoratif kaplamalar gibi yeni ürün açısından
avantajlar sağlayarak değişik kullanım alanları yaratabilen yeni
kaplama işlemi, dolayısıyla yoğun rekabetin yaşandığı bir
alan olmaktadır. Son yıllarda sözkonusu alanda rakipleri ile aynı yoğunlukta
ar-ge çalışmalarını arttıran ŞİŞECAM - Cam Merkezi (CAM),
ürüne dönüştürdüğü bu faaliyetlerini
gerek ülkemizde, gerekse dış ülkelerde korumak amacı ile patent başvurularını
sürdürmektedir.
Nedim ERİNÇ
ŞİŞECAM
|
|